BASINDA ERSAŞ

ERSAŞ ALÜMİNYUM AŞ

S.T. İnşaat-Malzeme / OCAK 2017 / Pal Serisi Dünya Çapında Bir Ürün Olacak.


Ersaş Alüminyum A.Ş.
 
 
 
 

Ersaş Alüminyum, alüminyum profil üretiminde Türkiye’nin en saygın markalarından biri.

1970 yılında kurulan Şirketin, 100’e yakın patentli ürünü bulunuyor. Bu yıl ise adından Pal Serisi ile söz ettirecek. İçi plastik, üstü alüminyum olan Pal Serisi ile kullanıcıya birçok avantaj sağlayacak olan Ersaş Alüminyum’un bu başarısının arkasında Şirketin Murahhas Yöneticisi Esat Erdurak var. Erdurak’la Ersaş Alüminyum’un çalışmalarını, yeni ürünlerindeki iddiasını ve projelerini konuştuk.

Ersaş Alüminyum, 1970 yılından bu yana faaliyet gösteren, sektöre yenilikler kazandıran köklü bir firma. Başarı hikayenizi öğrenebilir miyiz?

Bu başarının, Esat Erdurak ve Ersaş Alüminyum olmak üzere iki ayağı bulunuyor. Belki sektörün en kurumsal firması biziz; ancak en amatör yönetimi olan şirketi de biziz. Şahsımın inandığı birtakım değerler var. Bunlardan ikisini sizlerle paylaşmak istiyorum. ‘Bilgi uygulanandır, uygulanmayan bilgi, bilgi değildir’‘ Ciddiyet ise kendini arayanın meşalesidir’. Bir şirketin fabrikaya, araca ya da yönetim birimlerine sahip olmasından daha önemli olan; tüm bunları kullanan, hatta kainatı kullanan insanın ciddiyetidir. Bir insan ciddi ise şirketini de ciddiyetle yönetir. Profesyonellik, para karşılığında yapılan iş anlamına gelir. Ersaş Alüminyum olarak biz işimizi ciddiyetle; ancak amatör bir ruhla yapıyoruz. Şirketin karlılığı, sene sonunda en son bakacağımız husustur. Biz amatörce başarmak, yani maçı kazanmak için sahaya çıkıyoruz. Çorlu 1. Organize Sanayi Bölgesi’nde 100 dönümlük bir yer aldık. Yeni yerimizi Ar-Ge fabrikamız diye adlandırıyoruz. Ersaş Alüminyum’un başarısının teknik ayağını, şahsımın 45 yıldır bu mesleği yapıyor olması oluşturuyor. Türkiye’deki ilk alüminyum doğramacıyım. Başarmak için çalıştığınızda amacınıza da ulaşıyorsunuz, para da kazanıyorsunuz. İnsan kendi yarattığı şeyin peşine koşmaz. Parayı insanoğlu kendisi yarattı. Biz paranın peşinde değil; başarının peşinde koştuk. Sizinle bir anekdot paylaşmak istiyorum. Geçmiş yıllarda Pamukkale Üniversitesi’nin inşaat işini yaptık. İnşaatı ziyarete gelen okulun o dönemki ekonomi profesörüne, ‘ekonominin ne demek olduğunu’ sordum. Ekonomi, bütün kitaplarda ‘kıt kaynaklarla sınırsız imkânları karşılama metodu olarak yazmaktadır. Ben bunu çok düşündüm ve oldukça tehlikeli bir açıklama olduğu kanısına vardım. Düşünün, bunu üniversitede okuyan genç bir öğrenciye söylüyorsunuz. ‘Sınırsız imkânları karşılamak’ deyince büyük bir tehlike söz konusu. Bunun direkt açıklaması yoktan var etmeye, yaratmaya girer. Kıt kaynaklarla birçok imkânları karşılayacağım deseniz de ekonominin gerçek açıklaması bu olamaz. Ekonomi aslında ‘doğayı insana yararlama düzenidir. Cebimizdeki cep telefonunda kullanılan yaklaşık 200 gram plastiğin malzeme değeri 2 lira; ancak telefon olarak elimize ulaştığında fiyatı 2 bin TL oluyor. Ekonomi de buna karşılık geliyor. Benim hayat görüşüm işletmeme de yansıyor. Başlangıçta söylediğim gibi “bilgi uygulanandır, uygulanmayan bilgi, bilgi değildir”.

Einstein atomu parçalayacak teoriyi buldu ve bu teorinin uygulanması ardından bilgi, bilgi şekline geçti.

“Bilgi uygulanandır, uygulanmayan bilgi, bilgi değildir” dediniz. Üniversite özelinde değişebilir; ancak günümüzde fakültelerde bilgi daha çok teorik ile sınırlı kalıyor. Bu durum sanayiyi de etkiliyor olmalı. Bir üretici olarak bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Şahsımın üzerine kayıtlı uluslararası 100’e yakın patentli ürün bulunuyor. Bir vakıf üniversitenin bilgisayar mühendisliği ve inşaat mühendisliği bölümü öğrencilerine, buluş ve inovasyon hakkında konuşma yapmam istendi. Kimlerin bilgisayarında ofis programı olduğunu sorduğumda, tüm sınıf elini kaldırdı. Ofis programı lisanslı olanları öğrenmek istediğimde ise herkes elini indirdi. Şifre kırıcı programlarla internetten bu program indirilebiliyor. Parayla satılan bu programın şifresinin kırılarak elde edilmesi başarı olarak kabul ediliyor. Farkında olmadan modern çağda çocuklarımızın hırsızlık yapmasını mükâfatlandırıyoruz. Programı yapan ile şifreyi kıran aynı kişi. Bu program üniversitelere ücretsiz bir şekilde kullandırılıyor. Birçok insan da uzun yıllar bu programı ücretsiz kullandı. Dolayısıyla önce ürünü çaldırdı, zevkine vardırdı; daha sonra ise talebi doğurdu. Üniversite sayısı arttı; fakat Türkiye’nin kendisine ait Türkçe bir programı bulunmuyor. Dolayısıyla ülkemizde bilgiden yararlanış bu şekilde.

Daha önce belirttiğim gibi firmamızın uluslararası 100’e yakın patentli ürünü bulunuyor. Cam çıtasını 45 derece keserek üretmekteyiz. Yurt dışında bir markaya giderek cam çıtalarını 90 derece değil, 45 derece keserek üretim gerçekleştirmelerini istedik. Alüminyum plastik gibi esnemediği için 45 derece yapılamaz dendi. Yapılamaz denen ürünü biz Ersaş olarak üç senedir uluslararası patentli olarak, 45 derece olarak üretmekteyiz. Meslektaşlarımızın birçoğu yurt dışından sistem alır. Neredeyse her toplantıda, her katılım sağladığımız fuar organizasyonlarında ve verdiğimiz röportajlarda bütün meslektaşlarımıza seslenerek dile getirdim; “Yapılamaz denen ürünü Ersaş olarak biz yapmışız, sistemimizi geliştirmişiz. Dışarıdan sistem getirmeyelim, patent ücreti falan istemiyorum. Gelin bu sistemi büyük çaplı sizler üretin, birlik olalım, biz yurt dışı pazarına satış yapalım.”Ancak kimse yanaşmadı. Bilgi, uygulanan olandır demek istediğim bu. Üniversitelere tekrar değineceksek, vasıfsız eleman bulmamıza yardımcı oluyor. Kaynakçı gibi belli alanda uzmanlaşmış iş ilanlarımıza geri dönüş alamıyorum. Üniversite mezunu iş ilanı verdiğimizde ise geri dönüş çok fazla oluyor. Üniversitelerimizin durumu bu…

Çorlu 1. Organize Sanayi Bölgesi’nde gerçekleştireceğiniz yeni yatırımınızın Ar-Ge fabrikası olacağını söylediniz. Bu yatırımınızın detaylarını öğrenebilir miyiz?

‘Pal Sistem’adında yeni bir ürün çıkartıyoruz. Şimdiye kadar ağaçtan, demirden, alüminyumdan ve plastikten pencereler yapıldı. Ersaş PAL Sistemi’nin içi plastik, üstü alüminyum. İki malzemenin birleşiminden oluşan bir kompozit profil. Çorlu 1. Organize Sanayi Bölgesi’nde 100 dönümlük bir yer aldık. Yeni yerimizi Ar-Ge fabrikamız diye adlandırıyoruz. 15 dönümlük bir alanını kapattık. İleriki günlerde kapalı alanı 80 dönüme çıkaracağız. Deneme çalışmalarımızı tamamlamış bulunuyoruz. Yeni tesisimizde Pal Sistemi’nin üretimine bir aya kadar başlayacağız. Pascal serimizle alüminyum pencere sistemine farklı bir anlayış getirmiş ve başarılı olmuştuk. Daha önce yaptıklarımızdan cesaret alarak iddia ediyorum ki, PAL Sistem dünya çapında bir ürün olacak. Bir gün tüm dünyada pencereler, PAL Sistem yani içi plastik üzeri alüminyum olacak. Nedenini şu şekilde açıklayayım. Bu sistemi, Alman Rosenheim Üniversitesi Test Enstitüsü’ne gönderdik ve sistemin ısı geçirgenlik katsayılarını aldık. Dünyada en iyi bilinen ısı yalıtımlı alüminyum pencerenin ısı geçirgenlik kat sayısı 6. Ürünün, görsel olarak Pascal’dan ya da diğer alüminyum pencerelerden farkı yok; fakat ısı geçirgenlik kat sayısı 1,5 W/ m2k. Bunun belgesini aldık. Bu orana yakın 1.2 ya da 1.3 W/m2k gibi ısı geçirgenlik değerini plastik doğrama veriyordu. Dolayısıyla alüminyumla, plastik doğramanın ısı geçirgenlik değerini yakalamış olduk. Kompozit yapısından dolayı sağlam olması bir diğer önemli avantajı. Pal Sistemi’ni plastik pencere maliyetinde çıkarabileceğiz. Kapı Pencere Fuarı’nda 9. holde 2280 metrekare bir alanda bu ürünümüzü dünyaya sergileyeceğiz.

Pal sistemin tasarım ve estetik açısından mimarlara sunduğu avantaj nedir?

Plastik pencerenin üzerine alüminyum kapak birçok firma tarafından yapılmıştı; ancak yalnızca plastik pencerenin dışarısı ile olan kısmına alüminyum kapak geçirilmişti. Firmamızın geliştirdiği Pal Sistem’de cam çıtası da dahil olmak üzere profilin tamamı alüminyumla kaplanıyor. Biz diğer firmalardan farklı olarak pencerenin dört tarafına da alüminyum kapak takıyoruz. Plastik hiçbir şekilde görülmüyor ve hava şartlarına maruz kalmıyor. Bu özelliği ürünü renk seçeneğinde neredeyse sınırsız kılıyor. Pal sistemin bir diğer avantajı ise pencerenin iç cephesi ile dış cephesinin farklı renkte olabilmesi. Ayrıca Pal Sistem’de plastiği kapatan kapaklardaha sonra da takılabiliyor. Dolayısıyla birkaç yıl sonra pencerenizin iç cephe kapaklarını, evinizin dekorasyonuna uygun istediğiniz renkteki bir kapakla değiştirebiliyorsunuz. Pal Sistem müteahhitler içinde avantajlı; çünkü bu üründe plastik doğrama kör kasa görevi gördüğü için haricinde kör kasa takılmıyor.

Yurt dışında hangi ülkelerde yer alıyorsunuz?

Türki Cumhuriyetleri’nde, Balkanlarda,  İran,Cezayir, Katar, Arabistan gibi ülkelerde yer alıyoruz. Pencere alanında şu anda Avrupa’da eksiğiz. Romanya’da bayimiz bulunuyor. Almanya, Fransa, İngiltere gibi Avrupa ülkelerine defans yapmak istiyoruz. Öncelikle kendi ülkemize yerli sistemi satmak daha sonra ise Avrupa ülkelerine satmak isteriz.

Hangi projelere çözüm sunuyorsunuz?

Ersaş Alüminyum olarak bayilerimiz üzerinden projelere çözüm sunuyoruz. Türkiye’de birçok önemli projede sistemlerimiz tercih ediliyor. Pascal Sistem serimiz TOKİ’nin birçok projesinde kullanılıyor. Bayilerimiz projelere çözüm sunuyor, biz de bayilerimize destek oluyoruz.

Yeni inşaat projeleri ile yapı malzemeleri de gelişiyor, yeni teknolojiler söz konusu. Siz sektörünüz için neyi öngörüyorsunuz?

Sektörümüz için şimdilik düşünceden öteye geçmeyen bir hayalim var. Fransa’nın bazı bölgelerinde yeni konutlar için üç farklı ölçüde pencere standardı bulunuyor. Türkiye’deki konutlara da pencere standardı getirilmeli. Böylelikle alüminyum pencereler yapı marketlerinde satılabilir, kullanıcılar bu sistemlere daha kolaylaşabilir. Pal Sistemimizin gelmesini istediğimiz nokta bu. Bir diğer hayalim ise yan yana kurulmuş

30 atölyeden oluşan proje çözüm departmanı oluşturmak. Alüminyumun nihai şekline ulaşması için, atölyede imalat ve yerinde montaj olmak üzere iki aşaması bulunuyor. Montaj yapan çalışanların, işletme gibi giderleri onların maliyetini artırıyor. Bu nedenle montaj için ihtiyaç duyulan tüm gereksinimlerin bulunduğu bu atölyeleri kurmak istiyorum. Aynı zamanda atölyede proje çözüm departmanı da yer alacak. Buradaki çalışmayı örneklendirmek gerekirse; proje departmanı talep eden müşteri adına projeyi çözümleyecek, sunumlarını yapacak, bu işi alan firma ise yalnızca elemanlara yön verecek. Firma işi aldığı taktirde, proje bizde çözümlendiği için firmamız proje için gerekli olan tüm malzemeleri atölyede temin edecek. Burada montaj ekibi atölyede çalışmalarını yapabilecek ve yalnızca o iş için atölyenin kirasını ödeyecek. İşi bittiğinde ise yaptığı sistemlerin montajını ekibiyle birlikte gerçekleştirecek. Bu, profilin üretildiği fabrikada kontrolün yapılması ve o projeye ait özel çözüm sunulabilmesi anlamına geliyor.

Ankara’da Sinpaş tarafından hayata geçirilen Sinpaş Altınoran projesine sunduğunuz çözümden bahseder misiniz?

Bu projede çok güzel bir iş gerçek leştirdik. Sinpaş çok deneyimli bir kadroya sahip. Yaklaşık bir yıl boyunca Beşiktaş’taki, zaman zamanda Ankara’daki ofislerinde haftada iki ya da üç gün dörder saat istişare ederek çözümler oluşturduk. Sinpaş’tan Mehmet Yavaş’ın, birçok mimar ve inşaat mühendislerinin, firmamızdan ise benim ve birçok çalışanımızın katıldığı bu toplantılarda istişarelerde bulunduk. Üç boyutlu görseller üzerinden çalıştık. Firmamızda test laboratuarı kurarak bu proje için geliştirdiğimiz tüm ürünlerin testini yaptık. Biz firmalar, kazanmak üzere teklif veririz. Müşterilerimiz ise en uygun fiyata en ideal ürünü almanın peşindedir. Proje sırasında müellifin, şantiye mimarlarının detayı talep etmesi gerek. Sinpaş, talepte bulundu. Dolayısıyla Sinpaş Altınoran projesinde her detayın düşünüldüğü çok güzel bir çalışma gerçekleştirdik. Pascal serimizle ise geldiğimiz nokta dünyada ses getirdi.

Dubai Fuarı’nda çok fazla ilgi gören Pascal Pencere serileri için birçok firma firmamız ile iletişime geçti. Bu firmaların arasında Birleşik Arap Emirliklerinde yerleşik olan ve aynı zamanda 2016 yılının en büyük firmaları arasında İnşaat (Yapı) Inovasyon ödülünü kazanmış olan Trojan Holding LLC bulunmaktadır. Trojan Holding Pascal Pencere Serilerimizi şu anda devam eden ve iki etaptan oluşan projesinde kullanmak istediğini belirtmiştir. Birinci etabına ait hazır pencerelerin yaklaşık 5.5 milyon değerinde olan bu proje için Pascal Pencere Sistemimize ait numuneler, tüm test sertifikaları ve kalite belgeleriyle beraber firmaya gönderilmiştir. Gönderilen bu numunelerimiz çok beğenilmiş olup, test sertifikalarımız firmanın kalite departmanı tarafından kabul görmüştür. Şu anda görüşmelerde son aşamaya gelinen bu proje için ayrıca Trojan Holding firma yöneticileri Ersaş Alüminyum fabrikasına ziyarette bulunacağını belirtildi.